Kanadoğlu ve Kocasakal yeni anayasa tartışmalarını değerlendirdi
Kanadoğlu ve Kocasakal yeni anayasa tartışmalarını değerlendirdi

18.03.2016

 

Yeni Anayasa tartışmaları Buca’da değerlendirildi. Buca Belediyesi, Buca Kent Konseyi ve Cumhuriyet Kadınları Derneği’nin organizasyonuyla Buca Belediyesi Meclis Salonunda “Yeni Anayasayı Konuşuyoruz” paneli düzenlendi. Panelistler Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal ve Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Canan Arıtman olunca salon da hınca hınç doldu. Kanadoğlu Meclis’in anayasa yapma yetkisinin olmadığını öne sürerken, Kocasakal, “Yeni bir anayasa yapmaya çalışmak demek ‘anayasayı cebren değiştirmeye teşebbüs’ anlamına gelir ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektirir” yorumunda bulundu.

 

Yeni anayasa tartışmaları Buca Belediyesi, Buca Kent Konseyi ve Cumhuriyet Kadınları Derneği’nin organizasyonuyla Buca Belediyesi Meclis Salonunda değerlendirildi. Bucalıların yoğun ilgi gösterdiği panelin konuşmacıları Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ve İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal olurken, moderatörlüğünü ise Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Canan Arıtman yaptı.

 

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, anayasayı değiştirmek için hiçbir haklı gerekçenin olmadığını, değiştirme talepleri için gerek ve gerekçelerin açıklıkla anlatılmadığını ve yalan söylendiğini ifade etti. Yeni anayasa yapılabilmesi için bazı şartlar olduğunu da aktaran Kanadoğlu, “Bu meclis dört yıl için yasama yetkisi almıştır. Meclis üyeleri mevcut anayasaya sadakat yemini etmiştir.1. ve 2. Maddede belirtilen nedenlerle bu meclisin bir yeni anayasa yapma yetkisi yoktur. Yeni bir anayasa yapma şartları oluşturmak için, önce halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği referanduma sunulması gerekir. Nitelikli çoğunlukla kabul edildiği takdirde barajsız bir seçimle bir kurucu meclis oluşturulması daha sonra bu kurucu meclisin hazırlayacağı yeni anayasa taslağının yeniden referanduma sunulması gerekir” dedi. Kanadoğlu  “Biz Atatürk ilkeleri ile birer hür vatandaş, yurttaş olarak mı kalacağız, yoksa baskıcı bir rejimin biat etmiş kulları mı olacağız. Bizler kesinlikle laik demokratik Atatürk Cumhuriyeti’nden vazgeçmeyeceğiz” diye de ekledi.

 

İstanbul Barosu Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal ise yeni anayasa yapılması konusunda toplumsal bir talep olmadığını, ’Ben anayasayı tanımıyorum’ demenin , ‘ben milleti tanımıyorum’ anlamına geldiğini belirtirken, yeni anayasa ile yeni rejim planlandığını söyledi. Kocasakal, “Yeni anayasa konusunda toplumsal bir talep var mı? Yok. Bu

 

emperyalizmin ve Türkiye’deki taşeronlarının talebi ve ihtiyacı. Yeni anayasa Türkiye’nin bölünmesinin ve parçalanmasının hukuki altyapısını oluşturmak için talep ediliyor. Özerklik ve öz yönetim talepleri nedense hep yeni bir anayasa ihtiyacına bağlandı. Mevcut anayasa size yeni bir anayasa yapma imkanı vermiyor. Ceza hukukçusu olarak net söylüyorum; bu durumda yeni bir anayasa yapmaya çalışmak demek ‘anayasayı cebren değiştirmeye teşebbüs’ anlamına gelir ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektirir. Anayasa’nın 175’nci maddesi gayrimeşru diyorlar. O zaman 13 senedir aynı anayasayla görev yapanlarda gayrimeşru oluyor. Daha demokratik bir anayasa, daha demokratik bir Türkiye talebinde bulunanların bu konudaki uygulamalarının ne olduğunun sorgulanması gerekir. Yani adli sicillerinin bir anlamda temiz olması gerekir ki, değil. Yeni anayasa denen şey, Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne, kardeşliğine, kuruluş felsefesine karşı bir kalkışmadır. Buna toplumun bütün kesimleri hep beraber karşı çıkmalı" diye konuştu.